Arka fonda Adamo-Tombe Le Neige.. Bu son yazıyı yazmak için herşey müsait artık..Evet son yazı.. Hislerin, duyguların sona ermesinden kaynaklanan bir son değil elbet ki, yeni yeni yeşermeye başlıyor onlar engellenemez şekilde..
Sessizlik zamanı belki de.. Küçük bir çocuk gibi etrafa belli etmektense hisleri, biraz daha içe kapalı yaşamak belki de..
Pazartesi gününden itibaren cumayı sayıkladım, hayal ettim, ve hayal ettiğimden çok daha güzel bir gece yaşadım o akşam..
Deniz gözlerine vurulduğum o çilli kızla, güneşi batırdık önce..Yetmedi, boğaz köprüsünün rengarenk pırıltısını izledik saatlerce.. Dalgaların kıyıya vuruşunu izledik..
Kahve falı baktık birbirimize.. Gözlerimizi ilk kez birbirinden kaçırmadık..ama yine de çekindik birbirimizden..
Çengelköyden Üsküdar'a yürümeye niyetlendik, düşe kalka da olsa köprüye kadar geldik, düşerken bile birbirimize tutunduk yine, o yol bitmesin istedik hatta, daha yürüyecek, konuşacak çok şey vardı çünkü..
Üsküdar'da motora bindik birlikte..elini dizime koyduğu an hissettiğim sıcaklık gecenin bütün serinliğine karşı koydu adeta..
O gece bitmesin istedim hiç..
Tuhaf, bu satırları yazarken bile karnımın ağrıdığını, kalbimin kasıldığını hissediyorum.. bu hem keyif verir hem acı :)
Kimi şeyler vardır o acıyı yaşamayı göze alırsınız...
Pazar günüm klasik bir şekilde geçmeye adayken yine bir şekilde bir sihir değdi üzerine saat 12'den sonra..
O'nun eksenimde olduğunu bilmem, kokusunu içime çekmem, ömrümü uzatıyor, yüzüme salakça bir gülüş gelmesine neden oluyor..
Gün içinde bana 100.000 kere takılması bile yakmıyor canımı, gülümsüyor çünkü sonunda mutlu oluyor ya yeter bana bu...
Sinemada uzak kaldık birbirimizden, ben hayalimde sarıp sarmalamıştım oysa ki onu, öpüp koklamıstım..
Nazlı, inatçi bir çiçek o sevgilerin en güzelini yaşamayı hakketiğine inandığım..
o kadar saf,masum..
Daha cesur Tolga, ne hissettiğini cesurca korkmadan karşındakine anlatma zamanı...
Okyanusta yüzmeyi seviyorsan, boğulmayı göze almalısın..
Bu o evet, benim hayalimde çizdiğim kişi..İnatçı, gıcık, cekingen, sessiz ama SEVGİ dolu..
Susuyorum, burada en azından ..
05 Temmuz 2009 Pazar
01 Temmuz 2009 Çarşamba
Kan Dolaşımı..
Nasıl başladı bu hafta, nasıl çarşamba oldu anlamadım bile.. Daha pazar akşamı cuma gününe çok var derken üstelik...
Çok karıştım bu aralar ben çok.. Geçerli bir sebebim var aslında.. 24 saati sadece 24 saati yaşamak için geçerli bir sebebim var..Bana yarını düşündürmeyen, dünü aklıma bile getirmeyen bir bugün o..
Kalemimde, bilgisayar ekranımda, excel formüllerinde hep o var bu aralar..
Bir de bazen göz göze gelmeler yok mu farkında olmadan..O an o gün baştan başlıyor sankki onunla tekrardan..
Kaçamak bakışları yakalıyorum bazen, bazen ben kaçamak yapıp onu izliyorum..
Güne onun gülümsemesiyle elveda demek, yarına tekrar onunla uyanmak için bir mazeret aslında...
Cümlelerim çok daha sağlam basıyor artık yere.. Smsler, mailler 2-3 dakikalık görüşmeler küçük ama sağlıklı bir temeli kurmaya başladı bile..
Ama...kan dolaşımımı baştan aşağı yenileyen bu insanı daha çok görmek daha çok tanımak, onun sesini daha çok duymak istiyorum..
zor mu bilmiyourm, kolay mı hiç bilmiyorum :)
bildiğim tek şey onun varlığını hissedebilmek..
Fazla romantik oldu yine... :)
Hep ukala olacak değiliz ya..
Çok karıştım bu aralar ben çok.. Geçerli bir sebebim var aslında.. 24 saati sadece 24 saati yaşamak için geçerli bir sebebim var..Bana yarını düşündürmeyen, dünü aklıma bile getirmeyen bir bugün o..
Kalemimde, bilgisayar ekranımda, excel formüllerinde hep o var bu aralar..
Bir de bazen göz göze gelmeler yok mu farkında olmadan..O an o gün baştan başlıyor sankki onunla tekrardan..
Kaçamak bakışları yakalıyorum bazen, bazen ben kaçamak yapıp onu izliyorum..
Güne onun gülümsemesiyle elveda demek, yarına tekrar onunla uyanmak için bir mazeret aslında...
Cümlelerim çok daha sağlam basıyor artık yere.. Smsler, mailler 2-3 dakikalık görüşmeler küçük ama sağlıklı bir temeli kurmaya başladı bile..
Ama...kan dolaşımımı baştan aşağı yenileyen bu insanı daha çok görmek daha çok tanımak, onun sesini daha çok duymak istiyorum..
zor mu bilmiyourm, kolay mı hiç bilmiyorum :)
bildiğim tek şey onun varlığını hissedebilmek..
Fazla romantik oldu yine... :)
Hep ukala olacak değiliz ya..
28 Haziran 2009 Pazar
Baharın Gelişi..
Evet doğru..Şirketin bir kısmını ekleyen mikrop salgını benim de vücuduma bir şekilde girdi ve ısrarla gitmek istemiyor, gitmek istemediği gibi içerden içerden canımı yakıyor..
Evet doğru..Kafamı parkeye vurduğumda tekrar eskisi gibi olamayacağımı düşündüğüm de oldu, belki gözümün 3 haftadır sürekli kanlanmasının sebebi de bu darbe, belki doktora gözükmem gerekiyor..
Peki umrumda mı :) hiç sanmıyorum..
Bu günlerde kafamı meşgul eden, beni içinde bulunduğum fiziksel, ruhsal yorgunluktan çekip alan bişiler var.. Çok güzel bişi üstelik..
Cumartesi günü o 5-6 saatin nasıl geçtiğini Rumelihisarı'ndan Beşiktaş'a yürüyerek o halde nasıl gittiğimi hala anlamış değilim..Bir sihir bir büyü olmalı..
Zehrin tedavisini de keşfettim bu sayede aslında..Ama diyorum şimdi, ilacımı alabilmem için hep zehirlenmem mi gerekecek.. Sonu böyle olacaksa neden olmasın :)
Ne adını koyabiliyorum, ne kelimelerle ifade edebiliyorum..Vücudumdaki kan damarlarımda sacma sapan şekilde hızlıca hareket ediyor artık..
Her haliyle huzur veriyor bana, konuşması, gülümsemesi, nefes alması bile yetiyor kimi zaman..
Çok yeni daha paylaşılanlar, tertemiz üstelik..
Hep diyorum ya anı yaşamalı, yarın ne olacağını düşünmeden bugünün güzelliğini yaşamalı bir dakikasını bile kaçırmadan...
Benim yüreğim uzun zamandır kış uykusundaydı, bir an hiç uyanmayacağını düşünmeye başlamıştım..
Ama sanırım artık uyanma vakti..
Daha çok yazasım var ama Cuma'yı beklemeli..
Evet doğru..Kafamı parkeye vurduğumda tekrar eskisi gibi olamayacağımı düşündüğüm de oldu, belki gözümün 3 haftadır sürekli kanlanmasının sebebi de bu darbe, belki doktora gözükmem gerekiyor..
Peki umrumda mı :) hiç sanmıyorum..
Bu günlerde kafamı meşgul eden, beni içinde bulunduğum fiziksel, ruhsal yorgunluktan çekip alan bişiler var.. Çok güzel bişi üstelik..
Cumartesi günü o 5-6 saatin nasıl geçtiğini Rumelihisarı'ndan Beşiktaş'a yürüyerek o halde nasıl gittiğimi hala anlamış değilim..Bir sihir bir büyü olmalı..
Zehrin tedavisini de keşfettim bu sayede aslında..Ama diyorum şimdi, ilacımı alabilmem için hep zehirlenmem mi gerekecek.. Sonu böyle olacaksa neden olmasın :)
Ne adını koyabiliyorum, ne kelimelerle ifade edebiliyorum..Vücudumdaki kan damarlarımda sacma sapan şekilde hızlıca hareket ediyor artık..
Her haliyle huzur veriyor bana, konuşması, gülümsemesi, nefes alması bile yetiyor kimi zaman..
Çok yeni daha paylaşılanlar, tertemiz üstelik..
Hep diyorum ya anı yaşamalı, yarın ne olacağını düşünmeden bugünün güzelliğini yaşamalı bir dakikasını bile kaçırmadan...
Benim yüreğim uzun zamandır kış uykusundaydı, bir an hiç uyanmayacağını düşünmeye başlamıştım..
Ama sanırım artık uyanma vakti..
Daha çok yazasım var ama Cuma'yı beklemeli..
18 Haziran 2009 Perşembe
Evvel zaman içinde...
Bazı anlar vardır hani, dilinizin ucuna kadar gelir de yine de ne kadar keyifli olduğunuzu ifade edemez sözler..
Öyledir ki üstelik, o an hissetiklerinizi yazıyla bir şekilde anlatmaya çalışır, debelenir durursunuz, denizde yüzme bilmeyen çocukların yaptığı gibi..
Ne günde 12 saat çalışmanız, ne gözlerinizin ferinden akan yorgunluk ne de başka birşey o an ki keyfi kaçıramaz ya hani..
Ve bazı insanlar vardır, bunca kargaşanın,stresin arasında giriverirler hayatınıza ( belki sizin zorunuzla, belki yazılan alınyazının sonucu bilinmez) .. ve belki de o keyfin varolmasında başrolü oynuyorlardır bir dizi filmin en popüler oyuncusu edasıyla..
Hayatınıza nasıl girdiğini sorgulamazsınız bile, girmiştir bir şekilde ama iyi de olmuştur girmesi..
8 günde bir kahve içmek için organizasyon ayarlayamazsınız o insanla..
Muhtemel bir öğle yemeğini 12 gün içinde yemeyi umut edersiniz...
Gönderdiği SMS'lerde 10 raund boyunca dayak yemiş boksöre dönersiniz :)
Yüzyüze geldiğinizde o mesajları yanlış anladığınızı söyler size, biraz gülümsersiniz, ama boksör nihayetinde öyle bir kroşe atar ki, toparlayamazsınız :)
Lafını hiç esirgemez.. Sitem edeceği ya da kızacağı zaman bile şirin olabilir..
Telefon kullanmaktan ve sms atmaktan hali hazırda nefret eder :)
12.45 uygundur diyip daha sonra mesaj atmadım diye bana kızacak kadar hassas ama bir o kadar da hazır cevap :)
Sektöre yepyeni terimler getirmiştir bizzat kendileri, MAKİNA gibi :)
Ama yine de çok keyiflidir çok..
Cadı biraz, özellikle mesajlarda :) yalan yok..
Mesajlasmalardaki anlasmazlıklar bile çok sevimli gelir o an için..
Teşekkür ederim sana, bu yazıda bu kadar tebessüm, gülücük koymama vesile oldugun icin..
Hoşgeldiniz ..
---------------------------------------------------------------------------------------------
20 Haziran Cumartesi
Haftasonu ve çok sıcak olmasa da bunaltıcı mı bunaltıcı bir hava.. İşim gereği cep telefonuma gelen sayısız bilgi sms i arasında bir mesaj dikkatimi çekiyor hemen..
oldukça samimi, bir o kadar şaşkın, kendini ve karsısındakini rahatlatmaya çalışan bir mesaj.. Gülümsetti beni, çok hemde..
2 kere okudum o sıcakta serinlemek için..yok 3, 4 mü 5 sanırm.. ama cok sıcaktı hava :) yapabileceğim başka bişi yoktu.. Hem benim bloğum kadar uzun değil ki , 1 kere okuyup geçeyim..
Kendi kendime dedim ki, simdi uzun uzun sohbet etmek vardı keyiflice, bir mesajı böyle mutlu edebiliyorsa, sohbeti neler katmaz bana dedim, sonra geçti :)
Mesaj atmaktan, istemeden incitmekten, kırmaktan endişe ediyorum sanırım..
Ne de olsa Ayhan Işık larla Ediz Hun'larla büyüdük, onlardan öğrendik bir bayana nasıl davranılması gerektğini..
Susmalıyım artık :) ve susuyorum...
-------------------------------------------------------------------------------------------------
21 Haziran Pazar
Yaklaşık 6 saatlik bir home-work'tan sonra şöyle derin bir nefes almak..
6 saat sonunda en azından işlerin büyük bir kısmını kontrol altına almanın dayanılmaz hafifliği, o tatlı yorgunluk, saatler 22.30..
TRT1'de Brezilya'nın futbol resitaline göz atıyorum bir andan da, gözlerim cep telefonumda.. Hani bilgi servisleri yöneticisiyim ya ondan :) başka bir düşünce yok..
Keyifli bir hafta olacak, yorucu, bezdirici ama en azından beş günden 1'i belki birkaçı biraz daha keyifli olacak..
Blogumu çok insan takip etmiyor diye belki bu kadar rahat yazıyorum, ama mutluluk paylaştıkça çoğalır derler ya ..
Basit ve küçük şeylerle mutlu olmayı bilmek çok önemli.. Ben şu an onu yapıyorum, yarın ne olacağını düşünmeden günü hatta anı yaşayarak :)
Duygusal romantik tadındayım bu aralar.. Hala eski kafalılığımın devam ediyor olması da mutlu ediyor belli ki beni ..
Yine susma zamanı.. :)
-------------------------------------------------------------------------------------------------
22 Haziran Pazartesi
Pazar günü evde çalışıp, işlerimi biraz hafifletince aslında erken sevindiğimi anlamıştım :) .. Pazartesi sabahı şirkete gitmemle 2 saat içinde eskisinden çok daha fazla yapılması gereken iş çıktı ortaya..
Çok da umurumda olmadı, nasıl olsa biliyodum ki - bu dönemde en azından - zor zamanlarımda bana kendimi iyi hissettirecek bir iyilik meleği ile tanışmıştım..( yeri geldiğinde hafif cadı )
Haftasonunun özellikle cumartesi günkü keyifli sohbetin büyüsüyle geliverdim aslında şirkete.. Elim sürekli telefonuma gitti, geldi, mesajlar yazıldı, silindi..
Sonra dedim ki kendime bir şekilde içinden geleni yap ne olursa olsun..yaptığın şeyin doğru ya da yanlış olduğunu sorgulama bile..
Mutlu hissettiğim şeyi yapmalı, bunu karşımdaki insana da hissettirmelii..
Şu an bana kendimi iyi hissettirecek şey de smslerde konuştuğum güzel insanla vakit geçirebilmek...
Art niyet, beklenti vs.. yok hiç olmadı hayatımda.. Önemli olan mutlu olmak, keyif almaksa bunun nasıl olduğu değil kimle olduğu önemli :)
bugün susmadım!!
Birşey daha geldi aklıma ama onu burada yazamam :) kimsenin okumayacağını bilsem de ..
-----------------------------------------------------------------------------------------------
23 Haziran Salı
Her gün her gün yazı yazılır mı yahu.. Benim yaptığım birşey yok ki, kalbimden websiteme ara kablo ile otomatik akıyor bu yazılar.. Her zaman akacak ya da her zaman güzel akacak hali yok ya..
Hala geçmişe ait değerlere sahip çıkan, bunları en az benim sevdiğim kadar seven ve de sahip çıkan insanlar görmek o kadar büyük bir keyif ki, tarifi yok inanın..
Dün gece bütün 2 haftadan çok daha farklıydı, sahip olduğum çekinceler, endişeler yerini çok farklı bir huzura bıraktı.. Bir mesaj ne kdar mutlu edebilir demeyin insanı gecenin bir köründe gelen üstelik..
Ediyor çok fazla.. Kafanızdan ayaklarınıza kadar müthiş bir huzur kaplıyor sizi..
Farkında bile değil belki yaptıklarından, bir o kadar ürkek, kırmaktan çekinen küçük bir ceylan gibi..
Öyle olması belki kafamda onu daha çok tanımam gerektiğini hissettiriyor bana, bilmiyorum ki..
Şu öğle yemeği gelse artık diyorum :) tez zamanda..
Yemekte yenilecek yemeğin çeşidinden çok edilecek sohbetin ziyafeti heyecanlandırıyor beni..
Hep ben konuştum, aartık dinleyeceğim ve belki biraz daha hayran olacağim, saygı duyacağım.. kimbilir :)
...
Öyledir ki üstelik, o an hissetiklerinizi yazıyla bir şekilde anlatmaya çalışır, debelenir durursunuz, denizde yüzme bilmeyen çocukların yaptığı gibi..
Ne günde 12 saat çalışmanız, ne gözlerinizin ferinden akan yorgunluk ne de başka birşey o an ki keyfi kaçıramaz ya hani..
Ve bazı insanlar vardır, bunca kargaşanın,stresin arasında giriverirler hayatınıza ( belki sizin zorunuzla, belki yazılan alınyazının sonucu bilinmez) .. ve belki de o keyfin varolmasında başrolü oynuyorlardır bir dizi filmin en popüler oyuncusu edasıyla..
Hayatınıza nasıl girdiğini sorgulamazsınız bile, girmiştir bir şekilde ama iyi de olmuştur girmesi..
8 günde bir kahve içmek için organizasyon ayarlayamazsınız o insanla..
Muhtemel bir öğle yemeğini 12 gün içinde yemeyi umut edersiniz...
Gönderdiği SMS'lerde 10 raund boyunca dayak yemiş boksöre dönersiniz :)
Yüzyüze geldiğinizde o mesajları yanlış anladığınızı söyler size, biraz gülümsersiniz, ama boksör nihayetinde öyle bir kroşe atar ki, toparlayamazsınız :)
Lafını hiç esirgemez.. Sitem edeceği ya da kızacağı zaman bile şirin olabilir..
Telefon kullanmaktan ve sms atmaktan hali hazırda nefret eder :)
12.45 uygundur diyip daha sonra mesaj atmadım diye bana kızacak kadar hassas ama bir o kadar da hazır cevap :)
Sektöre yepyeni terimler getirmiştir bizzat kendileri, MAKİNA gibi :)
Ama yine de çok keyiflidir çok..
Cadı biraz, özellikle mesajlarda :) yalan yok..
Mesajlasmalardaki anlasmazlıklar bile çok sevimli gelir o an için..
Teşekkür ederim sana, bu yazıda bu kadar tebessüm, gülücük koymama vesile oldugun icin..
Hoşgeldiniz ..
---------------------------------------------------------------------------------------------
20 Haziran Cumartesi
Haftasonu ve çok sıcak olmasa da bunaltıcı mı bunaltıcı bir hava.. İşim gereği cep telefonuma gelen sayısız bilgi sms i arasında bir mesaj dikkatimi çekiyor hemen..
oldukça samimi, bir o kadar şaşkın, kendini ve karsısındakini rahatlatmaya çalışan bir mesaj.. Gülümsetti beni, çok hemde..
2 kere okudum o sıcakta serinlemek için..yok 3, 4 mü 5 sanırm.. ama cok sıcaktı hava :) yapabileceğim başka bişi yoktu.. Hem benim bloğum kadar uzun değil ki , 1 kere okuyup geçeyim..
Kendi kendime dedim ki, simdi uzun uzun sohbet etmek vardı keyiflice, bir mesajı böyle mutlu edebiliyorsa, sohbeti neler katmaz bana dedim, sonra geçti :)
Mesaj atmaktan, istemeden incitmekten, kırmaktan endişe ediyorum sanırım..
Ne de olsa Ayhan Işık larla Ediz Hun'larla büyüdük, onlardan öğrendik bir bayana nasıl davranılması gerektğini..
Susmalıyım artık :) ve susuyorum...
-------------------------------------------------------------------------------------------------
21 Haziran Pazar
Yaklaşık 6 saatlik bir home-work'tan sonra şöyle derin bir nefes almak..
6 saat sonunda en azından işlerin büyük bir kısmını kontrol altına almanın dayanılmaz hafifliği, o tatlı yorgunluk, saatler 22.30..
TRT1'de Brezilya'nın futbol resitaline göz atıyorum bir andan da, gözlerim cep telefonumda.. Hani bilgi servisleri yöneticisiyim ya ondan :) başka bir düşünce yok..
Keyifli bir hafta olacak, yorucu, bezdirici ama en azından beş günden 1'i belki birkaçı biraz daha keyifli olacak..
Blogumu çok insan takip etmiyor diye belki bu kadar rahat yazıyorum, ama mutluluk paylaştıkça çoğalır derler ya ..
Basit ve küçük şeylerle mutlu olmayı bilmek çok önemli.. Ben şu an onu yapıyorum, yarın ne olacağını düşünmeden günü hatta anı yaşayarak :)
Duygusal romantik tadındayım bu aralar.. Hala eski kafalılığımın devam ediyor olması da mutlu ediyor belli ki beni ..
Yine susma zamanı.. :)
-------------------------------------------------------------------------------------------------
22 Haziran Pazartesi
Pazar günü evde çalışıp, işlerimi biraz hafifletince aslında erken sevindiğimi anlamıştım :) .. Pazartesi sabahı şirkete gitmemle 2 saat içinde eskisinden çok daha fazla yapılması gereken iş çıktı ortaya..
Çok da umurumda olmadı, nasıl olsa biliyodum ki - bu dönemde en azından - zor zamanlarımda bana kendimi iyi hissettirecek bir iyilik meleği ile tanışmıştım..( yeri geldiğinde hafif cadı )
Haftasonunun özellikle cumartesi günkü keyifli sohbetin büyüsüyle geliverdim aslında şirkete.. Elim sürekli telefonuma gitti, geldi, mesajlar yazıldı, silindi..
Sonra dedim ki kendime bir şekilde içinden geleni yap ne olursa olsun..yaptığın şeyin doğru ya da yanlış olduğunu sorgulama bile..
Mutlu hissettiğim şeyi yapmalı, bunu karşımdaki insana da hissettirmelii..
Şu an bana kendimi iyi hissettirecek şey de smslerde konuştuğum güzel insanla vakit geçirebilmek...
Art niyet, beklenti vs.. yok hiç olmadı hayatımda.. Önemli olan mutlu olmak, keyif almaksa bunun nasıl olduğu değil kimle olduğu önemli :)
bugün susmadım!!
Birşey daha geldi aklıma ama onu burada yazamam :) kimsenin okumayacağını bilsem de ..
-----------------------------------------------------------------------------------------------
23 Haziran Salı
Her gün her gün yazı yazılır mı yahu.. Benim yaptığım birşey yok ki, kalbimden websiteme ara kablo ile otomatik akıyor bu yazılar.. Her zaman akacak ya da her zaman güzel akacak hali yok ya..
Hala geçmişe ait değerlere sahip çıkan, bunları en az benim sevdiğim kadar seven ve de sahip çıkan insanlar görmek o kadar büyük bir keyif ki, tarifi yok inanın..
Dün gece bütün 2 haftadan çok daha farklıydı, sahip olduğum çekinceler, endişeler yerini çok farklı bir huzura bıraktı.. Bir mesaj ne kdar mutlu edebilir demeyin insanı gecenin bir köründe gelen üstelik..
Ediyor çok fazla.. Kafanızdan ayaklarınıza kadar müthiş bir huzur kaplıyor sizi..
Farkında bile değil belki yaptıklarından, bir o kadar ürkek, kırmaktan çekinen küçük bir ceylan gibi..
Öyle olması belki kafamda onu daha çok tanımam gerektiğini hissettiriyor bana, bilmiyorum ki..
Şu öğle yemeği gelse artık diyorum :) tez zamanda..
Yemekte yenilecek yemeğin çeşidinden çok edilecek sohbetin ziyafeti heyecanlandırıyor beni..
Hep ben konuştum, aartık dinleyeceğim ve belki biraz daha hayran olacağim, saygı duyacağım.. kimbilir :)
...
14 Haziran 2009 Pazar
Pussycat Dolls - Hush Hush
Oooooh ooooh
I never needed you to be strong
I never needed you for pointin' out my wrongs
i never needed pain,i never needed strain.
My love for you was strong enough you should've known.
I never needed you for judgement
I never needed you to question what i spent
I never asked for help, I take care of myself
I don't know why you think you got a hold on me.
And it's a little in the conversations
There isn't anything that you can say.
And my eyes hurt, hands shiver, so look at me and listen to me because,
I don't want to stay another minute
I don't want you to say a single word
Hush Hush, Hush Hush
There is no other way
I get the final say
BecauseI don't want to do this any longer
I don't want you there's nothing left to say
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken our love is broken
Baby Hush Hush
I never needed your corrections
On everything from how i act to what i say
i never needed words, i never needed hurt, i never needed you to be there everyday
I'm sorry for the way i let go
Of everything i wanted when you came along
But i am never beaten, broken, not defeated
I know next to you is not where i belong
And it's a little late for explanations
There isn't anything that you can do
And my eyes hurt, hands shiver, so you will listen when i say baby
I don't want to stay another minute
I don't want you to say a single word
Hush Hush, Hush Hush
There is no other way I get the final say
BecauseI don't want to do this any longer
I don't want you there's nothing left to say
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken,our love is broken
Baby Hush Hush
No more words
No more lies
No more crying
ooh ooh
No more pain
No more hurt
No more tryin'
Oh Oh Yeah
BecauseI don't want to stay another minute
I don't want you to say a single word
Hush Hush, Hush Hush
There is no other way I get the final say
BecauseI don't want to do this any longer
I don't want you there's nothing left to say
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken our love is broken
Baby Hush Hush
Yeah Oh
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken, our love is broken
Baby
I never needed you to be strong
I never needed you for pointin' out my wrongs
i never needed pain,i never needed strain.
My love for you was strong enough you should've known.
I never needed you for judgement
I never needed you to question what i spent
I never asked for help, I take care of myself
I don't know why you think you got a hold on me.
And it's a little in the conversations
There isn't anything that you can say.
And my eyes hurt, hands shiver, so look at me and listen to me because,
I don't want to stay another minute
I don't want you to say a single word
Hush Hush, Hush Hush
There is no other way
I get the final say
BecauseI don't want to do this any longer
I don't want you there's nothing left to say
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken our love is broken
Baby Hush Hush
I never needed your corrections
On everything from how i act to what i say
i never needed words, i never needed hurt, i never needed you to be there everyday
I'm sorry for the way i let go
Of everything i wanted when you came along
But i am never beaten, broken, not defeated
I know next to you is not where i belong
And it's a little late for explanations
There isn't anything that you can do
And my eyes hurt, hands shiver, so you will listen when i say baby
I don't want to stay another minute
I don't want you to say a single word
Hush Hush, Hush Hush
There is no other way I get the final say
BecauseI don't want to do this any longer
I don't want you there's nothing left to say
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken,our love is broken
Baby Hush Hush
No more words
No more lies
No more crying
ooh ooh
No more pain
No more hurt
No more tryin'
Oh Oh Yeah
BecauseI don't want to stay another minute
I don't want you to say a single word
Hush Hush, Hush Hush
There is no other way I get the final say
BecauseI don't want to do this any longer
I don't want you there's nothing left to say
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken our love is broken
Baby Hush Hush
Yeah Oh
Hush Hush, Hush Hush
I've already spoken, our love is broken
Baby
17 Mayıs 2009 Pazar
Giden Günlerim Oldu - Gülben Ergen & Oğuzhan
Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hala
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Susmanda yeter ki son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmende yeter ki geri gelmem için hayata
Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak
Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hala
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Susmanda yeter ki son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmen de yeter ki geri gelmem için hayata
Seni anmadım yola bakmadım hala
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Susmanda yeter ki son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmende yeter ki geri gelmem için hayata
Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak
Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hala
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Susmanda yeter ki son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmen de yeter ki geri gelmem için hayata
Tarihte Bugün - 17 Mayıs 2006
17 Mayıs 2006...
Tam 3 yıl önce bugün ( o gün Çarşamba idi ), askerden döndüm ben..
12 Aralık 2005 günü Bağlarbaşı'ndan İstanbul Seyahat firmasının otobüsüne binip başladığım askerlik maceram, aynı firmanın otobüsüyle 17 Mayıs 2006 Çarşamba öğlen 12 sularında son buldu..
5,5 aylık bu dönemde acı tatlı çok sey yaşadım..Şimdi düşününce üstesinden gelmesi çok zor şeyler..
Şimdi hepsi beni tebessüm ettiren anılar olarak kalacak..
Allah şu askerlik yapmakta olan askerlerimize yardımcı olsun, onların yolunu gözleyen ailelerine, sevdiklerine ise sabır ve güç versin..
Tolga
Tam 3 yıl önce bugün ( o gün Çarşamba idi ), askerden döndüm ben..
12 Aralık 2005 günü Bağlarbaşı'ndan İstanbul Seyahat firmasının otobüsüne binip başladığım askerlik maceram, aynı firmanın otobüsüyle 17 Mayıs 2006 Çarşamba öğlen 12 sularında son buldu..
5,5 aylık bu dönemde acı tatlı çok sey yaşadım..Şimdi düşününce üstesinden gelmesi çok zor şeyler..
Şimdi hepsi beni tebessüm ettiren anılar olarak kalacak..
Allah şu askerlik yapmakta olan askerlerimize yardımcı olsun, onların yolunu gözleyen ailelerine, sevdiklerine ise sabır ve güç versin..
Tolga
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
